Bilardo Hakkında Ne Biliyoruz?

Başlangıçta sadece eğlence amaçlı olarak oynadığım bilardo ile ilk defa 2004 yılında, üniversite 1.sınıftayken öğrenci yurdundaki oda arkadaşım sayesinde tanıştım. Ve bilardo, o günden bu yana son 10 senesini profesyonel olarak oynadığım, hayatımdaki vazgeçilmezlerim arasında yer almaya devam etmektedir.

Peki, bilardo hakkında gerçekten ne biliyoruz?

Dilerseniz kısaca bilardoyu tanıyalım. 16.yüzyılda Fransa'da saray sporu olarak oynanan bu spor, resmi olarak iki branş (cepli-cepsiz), üç farklı masa tipi (pool/3 Bant/snooker) ve kendi içlerinde birkaç ayrı disiplin ile günümüzde de oynanmaya devam etmektedir.

Daha çok yurt dışında popülerliği bulunan bilardonun, ülkemizde tanınmasını sağlayan bir numaralı isimse, herkesin de mutlaka tanıdığı Semih Saygıner'dir. Kendi branşında ülke ve dünya çapında birçok derecesi bulunan sporcu, ülkemizde bu sporun kıraathane eğlencesi görüşünden kurtulmasına ve yine bu sporun gelişmesine, yeni federasyon ile birlikte katkıda bulunan isimlerden biri olmuştur.

Daha önce ülkemizde ismi telaffuz edildiğinde cevap olarak sadece Semih Saygıner verilen bu spor, şu anda Türkiye'de üniversitelerin yıllık faaliyet takviminde, ayrıca lise ve özel kolejlerde sertifikalı antrenörler tarafından seçmeli ders olarak öğretilmektedir.

Peki, bilardo detaya indiğimizde nasıl bir spordur? Kimler bilardo oynayabilir, nasıl geliştirilir?  Bilardonun insan hayatına etkileri nedir? Dilerseniz bunları inceleyelim.

Bilardo, vücut koordinasyonunun ve insan zekasının bilardo masasına yansıtılabilmesi olarak tanımlayabileceğimiz bir centilmenlik sporudur. Bilardoyu profesyonel oynayabilmek için öncelikle keskin bir görüş, düzgün duruş, vücut dengesi, hassas bir kol terazisi ve sağlam bir psikolojiye sahip olmak gerekmektedir. Temeli bu etmenlere dayanan sporda, oyun içinde uygulanabilecek çeşitli teknik varyasyonlar ile belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra geriye kalan, mental olarak sağlam kalabilmek ve düzenli antrenman yapabilmektir.

Yabancı dil gibi pratik yapılmadığı takdirde başlangıç seviyesine dönme tehlikesi içeren bu sporda, süreklilik çok önemlidir. Bilardonun, insanın iş hayatındaki rolü ise etkileyicidir. Konu ile ilgili size, profesyonel bir müsabaka içinde sporcunun o müsabakayı kazanabilmesi için yapması gerekenleri ifade etmek istiyorum:

 

 

 

 

Ben bu yazdıklarımı iş ve sosyal hayatımda bizzat yaşamaktayım. Eminim ki sizlerin de bu yazdıklarım hayatınızın bir noktasına dokunmaktadır.

Son olarak, ne kadar çok sevsem de profesyonel sporcuların bu sporu yaparken karşılaştığı zorluklardan bahsetmek istiyorum:

Ülkemizde bilardo için kullanılan şahsi ekipmanlar, bu sporu yapabileceğiniz yerlerde uygulanan saatlik ücretler ve yıl içinde düzenlenen yurt içi ve yurt dışı turnuva organizasyonlarındaki geniş turnuva takvimleri, özellikle kamu ve özel sektörde çalışan sporcuların önündeki en büyük engeller olarak görülmektedir.

Bilardoya verilen değerin daha da artması ve federasyon tarafından gelecekte alınabilecek yeni kararlar ile en azından kendi adıma fiziksel olarak yetersiz kalıncaya dek bu sporu yapmaktan vazgeçmeyeceğimi belirtiyor, herkesi bilardo oynamaya ve bu oyunu daha yakından tanımaya davet ediyorum.

Saygılarımla,

Oytun GÜNGÖR

Aktaş Holding Satış Sorumlusu

  
Bilgi Toplumu Hizmetleri | 2019 Aktaş Holding. Tüm hakkı saklıdır.